banner80

Doğu Türkistan’daki zulme karşı ses verdiler

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı ve Memur-Sen Eskişehir Şubesi, uzun yıllardır Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlara karşı Çin Hükümeti tarafından yapılan zulmü kınayan bir basın açıklama gerçekleştirdi.Eskişehir...

Doğu Türkistan’daki zulme karşı ses verdiler

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı ve Memur-Sen Eskişehir Şubesi, uzun yıllardır Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlara karşı Çin Hükümeti tarafından yapılan zulmü kınayan bir basın açıklama gerçekleştirdi.Eskişehir...

09 Kasım 2018 Cuma 15:04
Doğu Türkistan’daki zulme karşı ses verdiler

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı ve Memur-Sen Eskişehir Şubesi, uzun yıllardır Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlara karşı Çin Hükümeti tarafından yapılan zulmü kınayan bir basın açıklama gerçekleştirdi.

Eskişehir Reşadiye Camii’nde cuma namazı çıkışında yapılan açıklamada, Çin’in, 1949 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’daki zulmünü her geçen gün artıracak devam ettiği vurgulandı. Bu insanlara, sadece inançlarından dolayı can, mal, nesil, akıl, namus, eğitim gibi her alanda onlarca senedir devam eden baskı ve zulmün yanına, ‘toplama kampları’ adıyla bir yenisinin daha eklendiğini belirtildi.

Açıklamasını okuyan İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Musa Karadaş şu sözlere yer verdi;

“Birleşik Milletleri (BM) Irk Ayrımcılığı Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), Ağustos 2018’de “Doğu Türkistan’da aşırıcılıkla mücadele adı altında kitlesel tutuklamalar olduğunu’ açıklamıştı. Uluslararası Af Örgütü rakamlarına göre ‘Eylül 2018 itibariyle 1 milyondan fazla kişi toplama kamplarında alıkonulmaktadır’ olarak açıklandı. Her hangi bir yargılama yapılmaksızın ve hukuki karar olmaksızın bu toplama kamplarında alıkonulan insanlara fiziki ve psikolojik işkenceler yapılıyor. Sözde ‘yeniden eğitim merkezi’ olarak tanımlanan bu kamplarda yetersiz beslenme ve çok geniş çapta sistematik işkenceler yapıldığına dair deliler BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşların elinde mevcuttur. Kamplarda ayrıca yaşlı, çocuk, engelli ve hamile kadınların olduğu rapor ediliyor. Son iki yılda bölge genelinde Uygur ve Kazak etnik gruplarında DNA toplanması, yoğun izleme faaliyetleri, yurtdışına yönelik ticari olan kişilerin gözaltına alınması, aralarında Türkiye’nin de olduğu 26 ülkedeki Uygurlarla iletişim kuran herkesin suçlu kabul edilmesi, yurtdışındaki Uygurların ailelerine baskı yapılarak ülkeye dönmelerinin istenmesi, gözaltına alınan insanlardan haber alınmaması ve bölge genelinde parçalanan aileler Doğu Türkistan’da ihlallerin sistematik hale geldiğini gösteriyor. Biz İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı ver Memur-Sen olarak Çin Cumhuriyeti ve Çin Komünist Partisinin, Doğu Türkistan’daki Uygur, Kazar ve diğer Müslüman etnik gruplara karşı etnik ve dini ayrımcılık temelli politikalarına son vermesi istiyoruz. Bu toplama kamplarında tutan kişilere ve ailelerine dair gerçek rakamları ve isimleri açıklaması istiyoruz. Doğu Türkistan’da yaşayan kitlesel ihlallerle ilgili uluslararası bağımsız araştırma komisyonu kurması istiyoruz ve son olarak Çin ile ekonomi ilişkileri güçlü olan bölge ülkelerinin ve Türkiye’nin, ihlallerin önlenmesine dair Çin Halk Cumhuriyeti nezdindeki baskıları arttırmaları çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Yapılan açıklamaya Cuma namazından çıkan vatandaşlar da katılarak Doğu Türkistan’da yapılan zulme karşı slogan attılar.

Son Güncelleme: 09.11.2018 15:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner75

banner88