banner80

Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) - "Zekata muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmemiz lazım. Sadakaya muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmeliyiz. Hatta hatta dünyanın değişik yerlerinde bunun olmadığı bir insanlığı, dünyayı inşa etmemiz lazım, varsa da bugün olduğu gibi elimizin oralara uzandığı bir dünyayı inşa etmeliyiz" - "Türkiye, belediye hizmetlerinden dış politikasına kadar her alanda yeni bir döneme giriyor. Şüphesiz bu yeni süreçte sivil toplum kuruluşlarımızın vakıf ve derneklerimizin çok önemli rolleri olacaktır"

Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) - "Zekata muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmemiz lazım. Sadakaya muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmeliyiz. Hatta hatta dünyanın değişik yerlerinde bunun olmadığı bir insanlığı, dünyayı inşa etmemiz lazım, varsa da bugün olduğu gibi elimizin oralara uzandığı bir dünyayı inşa etmeliyiz" - "Türkiye, belediye hizmetlerinden dış politikasına kadar her alanda yeni bir döneme giriyor. Şüphesiz bu yeni süreçte sivil toplum kuruluşlarımızın vakıf ve derneklerimizin çok önemli rolleri olacaktır"

21 Ekim 2017 Cumartesi 17:10
Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Zekata muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmemiz lazım. Sadakaya muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmeliyiz. Hatta hatta dünyanın değişik yerlerinde bunun olmadığı bir insanlığı, dünyayı inşa etmemiz lazım, varsa da bugün olduğu gibi elimizin oralara uzandığı bir dünyayı inşa etmeliyiz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Esenler Belediyesi'nin ev sahipliğinde Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, milletin belediyelerden beklentilerinin farklılaştığını dile getirdi.

Belediyelerden temel hizmetlerin yanı sıra vatandaşın derdiyle dertlenmesini, kapısını çalmasını, halini hatırını sormasını, iyi ve kötü gününde yanında olmasını beklediğini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık ileriye gideceğiz. Daha farklı olacağız. Yani o Medine'deki belediyecilik anlayışı var ya neydi o belediyecilik anlayışı? 'Kapıyı açık bırakmak, kilit vurmamak.' Yaşlılarımız bilir; eskiden bizim kapıyı kilitleme diye bir sorunumuz var mıydı? Kapıyı açık bırakır çıkardık. Niye? Güven vardı, güven. Kimsenin, birileri gelir de hırsız içeri girer diye bir endişesi yoktu. Böyle bir güvenin olduğu toplum gerçek manada Medine'dir. Bizim zekata muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmemiz lazım. Sadakaya muhtaç olanın olmadığı bir toplum inşa etmeliyiz. Hatta hatta dünyanın değişik yerlerinde bunun olmadığı bir insanlığı, bir dünyayı inşa etmemiz lazım. Varsa da bugün olduğu gibi elimizin oralara uzandığı bir dünyayı inşa etmeliyiz. Kendine değer verildiğini hissetmek isteyen vatandaşlarımız, belediyesinin çocukları için park, torunları için kreşler kurmasını bekliyor. Nitelikli kültür, sanat, spor faaliyetleri, daha temiz, daha yeşil, daha huzurlu mekanlar şeklinde bu beklentileri saymaya devam etmek mümkün. Vatandaşlarımızın tüm bu taleplerini görmek, anlamak, kendimizi buna göre adapte etmek zorundayız. Bir belediye yönetimi ancak şehrinde yaşayanların ihtiyaçlarına cevap verebildiği ölçüde başarılı olur. Bu hakikati ıskaladığınız anda çözülme ve geriye gidiş de başlamış demektir."

Dünyada sivil toplumun gücü ve etkinliğinin giderek arttığına işaret eden Erdoğan, hatta birçok alanda sivil toplumun devlete öncülük ettiğini, rehberlik yaptığının görüldüğünü kaydetti. Erdoğan, zirveye 60 ülkeden sivil toplum örgütlerinin katıldığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Biz tarih boyunca gücümüzü, dayanışmamızı özellikle vakıflardan, sivil toplum örgütlerinden almış bir milletiz. Bugün de dünyanın en köklü, en dinamik vakıf ve sivil toplum geleneğine sahibiz. Türkiye, belediye hizmetlerinden dış politikasına kadar her alanda yeni bir döneme giriyor. Şüphesiz bu yeni süreçte sivil toplum kuruluşlarımızın vakıf ve derneklerimizin çok önemli rolleri olacaktır. Sivil toplumun gücünü arkamıza alarak hizmetlerimizin kalitesini artırabilir, kendi imkanlarımız yanında onların dinamizmini kullanarak şehrimizin kılcallarına kadar nüfuz edebiliriz. Kızılayımız bunlardan bir tanesidir, AFAD'ımız bunlardan bir tanesidir. Diyanet Vakfımız bunlardan bir tanesidir. Nerede darda kalan varsa bu vakıflarımız oraya ulaşır. Yeşilayımız bunlardan bir tanesidir."

- "Dumancılar varsa, sigarayı bırakması lazım"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kötü alışkanlıkları olanların bunları bırakması gerektiğini vurgulayarak, salonda bulunanlara şöyle seslendi:

"Dumancılar varsa, sigarayı bırakması lazım. Yani biz vatandaşlarımızın sigarayı bırakmasını niçin istiyoruz? Herhalde kendimiz için istemiyoruz, onun sağlığı için istiyoruz. Hem kendine zarar veriyor, cebine zarar veriyor evde de hanımefendiye zarar veriyor, çocuklarına zarar veriyor. Biliyorsunuz bu olayda iki şey var. Bir aktif içici var, bir de pasif içici var. Aktif içici kendisi, pasif olan hanımı. Temenni ederim ki hanım içmiyordur ama zarar kimde biliyor musunuz? Pasif içici daha çok zarar görüyor. Ben şimdi niye cebinde sigarayı gördüğüm yerde duruyorum, 'Ver şu sigarayı' deyip alıyorum. Cumhurbaşkanı bununla uğraşır mı? Ben uğraşıyorum. Biliyorsunuz, sigarayı alıyorum, adını soyadını yazıyorum, telefon numarasını yazıyorum, tarih, imzayı da attırıyorum, sigarayı alıp müzeye kaldırıyorum. Bu mücadeleyi hep beraber vereceğiz."

Erdoğan, gençlere seslenerek, "Gençler, sakın sigara alışkanlığınız filan olmasın. Ona göre. Bazen böyle gençleri sigara içerken gördüğümde içim gidiyor, yanıyorum. Canımdan gidiyor. Bilmiyor ki yarın ne olacak. Ona göre." dedi.

Gençlik vakıflarının, üniversite öğrencileriyle ilgilenen vakıfların Türkiye'nin geleceğinin alt yapısını oluşturduklarını kaydederek, şunları aktardı:

"Gençlerimize musallat olan bu uyuşturucu alışkanlığından gençlerimizi kurtarmamız gerekiyor. İşte medeni şehirde bu da var. Şehirleşmenin getirdiği siyasi, ekonomik, sosyal sorunları güvenlik sıkıntılarını aşmanın yolları üzerine hep beraber kafa yormalıyız. Şehirlerimizi ancak el birliği ve dayanışma içinde cennet tasavvurunun bir parçası gibi güzelleştirebilmeliyiz. Zirvenin bu yönde atılmış doğru bir adım olduğuna inanıyorum. 'Niyet hayır, akıbet de inşallah hayır olur.' diyorum."

- Notlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşması öncesi yanına gelen engelli bir kız çocuğunu severek, çocuğa oyuncak hediye etti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan ve Ravza Kavakcı Kan, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, İstanbul Valisi Vasip Şahin, ev sahibi Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da katılanlar arasında yer aldı.

Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, konuşma sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Fuzuli'nin Hazreti Muhammed için yazdığı "Su Kasidesi"nin ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil tarafından ebruya uyarlanmış tablosunu hediye etti.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner75

banner88