banner80

“Ütopyalar Güzeldir”, Ferhan Şensoy’un “Ferhangi Şeyler” tiyatro oyununda seslendirdiği bir şarkısının adıdır. Son zamanlarda ise bu şarkıyı Ceylan Ertem’den dinlemekteyiz. “Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi / Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir…”Madem ütopyalar güzel…Nedir bu ütopya?

   Ütopya denildiğinde ilk olarak Platon akla gelmektedir. Platon, sistemli bir ütopyayı kuran ilk kişidir. Oysa terimi ortaya atan kişi değildir (Yalçınkaya, 2004: 1). Onu ilk defa adlandıran ve tasvir eden kitabıyla Sir Thomas More tarafından Utopia diyarı 1516'da keşfedildi (Kumar, 2005: 9). Modern ütopya More tarafından icat edilmiştir. Ortaçağdaki dinsel dünya görüşünün insanların zihinlerini tekeline almasının sona ermesi ütopyanın ortaya çıkması için gerekli koşuldu (Kumar, 2006: 40-44). Dini amaç onyedinci yüzyıl sonuna kadar yazılan hemen her ütopyada baskın olmayı sürdürdü.

   Ütopyaya bilim More’dan sonraki yüzyılda eklendi. Bacon'un çağından itibaren bilim ve demokrasi modern ütopyanın dışsal ve içsel öncüllerini oluşturdu. Ütopyanın akılcılığı nasıl eşitlikçiliği ile zaman zaman kapıştıysa, bilimin dinamikleri de ütopyanın sınırlarını zorladı. Modern bilim ve teknolojinin imkânlarını bilimsel ütopya sonuna kadar kullanmak istedi. Ancak ütopyanın hedefi hiçbir zaman bilimsel ilerlemenin kendisi olmadı. Bilim daima bir toplumsal ya da ahlaki idealin hizmetine koşuldu (Kumar, 2005: 87-89).

   Ütopya terimi gündelik yaşamda gerçekleştirilmesi imkânsız görülen bütün düş ve planları nitelemek için kullanılabileceği gibi hem bir edebiyat dalının (ütopyacı edebiyat), hem bir kuramsal yaklaşımın (ütopyacı kuram) hem de bir tutumun (ütopyacı tutum) adı olabilmektedir (Yalçınkaya, 2004: 3).

   Ütopya (utopia) sözcüğünün kökeni Yunancadır: U-topos. Topos sözcüğünün anlamı “yer”dir. Bunun önüne yok anlamını içeren “ou” olumsuz takısının gelmesiyle oluşturulmuştur. Bu açıdan ütopya “yok yer” i yani “olmayan yer”i ifade etmektedir. Ancak u-topos sözcüğündeki “u” eki, Yunancadaki “eu” takısını da, ki bunun anlamı “iyi”dir, çağrıştırmaktadır. Baştaki ekin eu olduğu kabul edildiğinde (eutopos) bu kez “iyi yer”, “mutlu yer” anlamına gelir.

   More, ütopya sözcüğü ile hiçbir yerde bulunmayan mutlu bir toplumu anlatmak istemiş olabilir. Ütopya sözcüğü ilk önce sadece düşsel gezileri anlatan bir edebiyat türünü betimlemek için kullanılmıştır. 18. yüzyıla gelindiğinde iki Fransız sözlüğü (Dictionnaire de Trévoux ve Dictionnaire de l’Académie) bu sözcüğün anlamını genişleterek, ‚var olmayan, ancak düşüncede kurulan toplum düzeninin ayrıntılı betimlenmesi‛ olarak tanımlanmıştır (Ağaoğulları ve Köker, 2008: 236).

Kısaca, ütopya "hem hiç bir yerdir (outopia) hem de iyi bir yerdir (eutopia)". Ütopyanın kelime anlamıyla özü "mümkün olmayan, ancak insanın bulunmak için heves ettiği bir dünyada yaşamak"tır. Ütopya dışındaki formlar ise şunlardır: Altın Çağ Söylencesi, Arcadia, Cennet Söylencesi, Cockaygne Diyarı, Binyıl İnancı, İdeal Kent...(Kumar, 2005: 9-32).

Kumar (2006: 39-40)’a göre ütopya evrensel değildir. Yalnızca Batı’da görülür. Çünkü klasik ve Hristiyan mirasa sadece bu toplumlar sahiptir; O’na göre “diğer toplumların görece bir bollukla, cennetleri, bir adalet ve eşitlik Altın Çağ’ına yönelik ilkelci mitleri, Cokaygne tipi fantezileri, hatta mesiyanik inançları vardır; ütopyaları yoktur.” Öte yandan Hristiyanlık ve klasik bileşenlerin kendileri birer ütopya değildir. Altın Çağ, ideal şehir ve diğerleri, “ütopyanın gerçek ‘tarih öncesi’ni oluşturur” Asıl konusunun "iyi toplum" olması onun diğer kurgu eserlerden iyi topluma yönelik diğer yaklaşımlardan (Altın Çağ Efsaneleri, Binyıl İnancı veyahut İdeal Kent üzerine felsefi spekülasyon gibi) ütopyayı ayırır (Kumar, 2005: 47-48).

   Öte yandan Servet-i Fünûn edebiyatının öncü isimlerinden Tevfik Fikret ve arkadaşlarının “Yeni Zelanda Projesi” Türk edebiyatında ütopik eğilimler veya ütopyalar söz konusu olduğunda ilk akla gelendir. Türk edebiyatında ütopya benzeri formlar; nasihatnameler, rüyanameler ve rüya tabirleri, Mehdi öyküleri, mucizeler içeren masallar veya her türden fantastik ürünler, hatta kimi şiirlerdeki imgelem ve hatta dinlerin vaad ettiği cennetler üzerine yapılan her türlü spekülasyondur (Yalçınkaya, 2004: 178-179).

Kaynakça:

AĞAOĞULLARI, Mehmet Ali ve Köker, Levent (2008). Tanrı Devletinden Kral-Devlete Siyasal Düşünceler. 5. Baskı. Ankara: İmge Kitabevi.

KUMAR, Krishan (2005). Ütopyacılık. (Çev.: A. Somel). Ankara: İmge Kitabevi.

KUMAR, Krishan (2006). Modern Zamanlarda Ütopya ve Karşıütopya. İstanbul: Kaldedon.

YALÇINKAYA, Ayhan (2004). Eğer'den Meğere Ütopya Karşısında Türk Romanı. Ankara: Phoenix.

      

banner75

banner88